Milliyetçiliğe ve Savaşa Karşı İki Toplumlu Girişim Örgütü Muratağa girişinde polis tarafından durduruldu… Girişim adına konuşan Murat Kanatlı:
“Milliyetçiler düzenden rant elde ettikleri için rejime dört elle sarılıyor”
(Kıbrıs Alternatif Haber ): Bünyesinde YBH Gençlik, İşçi Demokrasisi gibi siyasi oluşumlar Indymedia, Hamamboculeri gibi internet haber ve düşünce siteleri ve birçok bağımsız aktivist, aydını barındıran ‘Milliyetçiliğe ve Savaşa Karşı İki Toplumlu Girişim’ daha önce basın toplantısında ortaya koyduğu gibi 26 Temmuz, Cumartesi günü sabah Lefkoşa’da buluşarak Muratağa’daki toplu mezarların bulunduğu yere gitmek istedi ancak rejimin bundan rahatsız olması üzerine grup etkinliği köy girişinde yaptı. Daha sonra güneye geçen grup St. Constantine ve Helen Mezarlığında öldürülen sivillerin bulunduğu alanda, bir mezar başında sembolik bir tören yapıldı. Burdaki etkiliğe öldürülen bir masum Kıbrılı Rumun ailesi de katıldı ve burda duygusal anlar yaşandı. Grup daha sonra diğer aktivist ve siyasi gruplara kendilerine katılma çağrısı yapmaları ile etkinlikler tamamlandı.
Muratağa girişine polisten barikat
Milliyetçiliğe ve Savaşa Karşı İki Toplumlu Girişim Örgütü bu sabah 11.00'e doğru Muratağa köyüne vardılar. Grubun içinde bulunduğu minibüs köyün girişinde, mezarların bulunduğu alana uzak bir bölgede polis güçleri tarafından durduruldu. Olay yerine gelen Mağusa Kaymakamı, Kıbrıslı Türklerin bu tür bir ziyarette bulunmasında herhangi bir sakınca olmadığını ancak "yabancıların" bu ziyareti yapabilmek için önceden yetkili makamlardan izin alması gerektiğini söyledi. Milliyetçiliğe ve Savaşa Karşı İki Toplumlu Girişim temsilcilerinin ısrarına rağmen yolu kesen polis, grubu köye sokmadı. Kısa tartışmaların da yaşandığı bölgede, herhangi bir şiddet olayı meydana gelmedi.
Bu arada bölgeye gelen Mağusa Kaymakamanın resmi araçla bölgeye gelmesi ve araçta bir şoven örgütün başkanı ile Muratğa’daki olaylarda yaşamlarını kaybedenlerden birinin ailesinden bir kişininde inmesi dikkat çekti. Bu durum orda bulunanlar tarafında rejim ile bu tip örgütlerin organik ilişkisinin ispatı olarak yorumlandı.
Basının yoğun ilgisinin gözlemlendiği etkinlikte, Girişim adına temsilciler, basın açıklamalarını olay yerinde yaptılar. YBH Gençlik temsilci ve Girişimin kuzey kuzey temas kişisi Murat Kanatlı yaptığı açıklamada milliyetçiliğin ve milliyetçilerin mevcut düzenden rant elde ettiklerini ve bu yüzden rejime dört elle sarıldıklarını söyledi. Kanatlı, bir gün önce şoven çevrelerin çok çirkin bir düzeyde açıklamalarını kınadıklarını, kendilerinin herhangi bir provakasyon yapmak niyetinde olmadıklarını, yalnızca dünyanın birçok yerinde yaşanan çatışmalardan sonra gelecek için örnek oluşturması adına tarafların birbirlerinin acılarını tanıdıklarını ve paylaştıklarını böylesi etkinliklerle dile getirdiklerini, kendilerinin de bu yapmak istediği belirtti. Kanatlı konuşmasında milliyetçilikten rant elde edenlerin böylesi bir etkinlikten elbette rahatsız olacağını, çünkü dostluk ve barış ortamının yeşermesi ile çıkarlarının zedeleneceğini bu yüzden rejime ve aşırı milliyetçiliğe sıkı sıkıya sarıldıklarını anlattı. Kanatlı, bunun bir sembolik başlangıç olduğu, kendilerinin herşeye rağmen devam edecekleri, kimseden korkmadıkları çünkü kuzeydeki rejimi iyi tanıdıklarını söyledi ve diğer sivil toplum örgütlerini ve aktivistleri de kendilerine katılmaya çağırdı.
Etkinliğe katılan İşçi Demokrasisi (Worker's Democracy) örgütü temsilcisi ve Girişimin güney temas kişisi Dinos Ayiomamitis, yaptığı basın açıklamasında önceden izin alınması gerekliliğini anlayamadıklarını, yapmak istediklerinin sadece geçmişte yaşanan acıların ortak paylaşımı adına bir hareket olduğunu söyledi. Dinos açıklmasıinda ortak bir ülkeyi başladıklarını bu yüzden acıların da bölünemeyeceği ve burda öldürülenlerin ailelerinin acılarını paylaştıkları ve onlara saygıları olduğunu söyledi. Dinos, yıllarca iki taraftaki milliyetçilerin bu olayları ayrılığın bir semboli gibi kullandığını ama kendilerinin bunları dostluk ve dayanışma anlamlarına çevirmeye bir daha böylesi yaşanmaması adına çevirmekte kararlı olduğunu söyledi.
Daha sonra ortak deklerasyon iki dilde okundu.
İki toplumlu grup, ölen masum insanların mezarlarına koymak üzere beraberlerinde getirdikleri çiçeği bir polis yetkilisine, mezarlığa ulaştırılması için teslim etmek istedi. Ancak, çiçeği alacak hiçbir yetkili bulunamadı.
Bu arada, Muratağa mezarlığında yaklaşık elli kişilik bir grubun gelenleri "karşılamak" üzere beklediği de bildirildi.
Muratağa köyünde karşılaştıkları engellemenin ardından grup, beraberinde getirdiği çiçeklerin bir kısmını sembolik olarak bir zeytin dalının altına koyarak Lefkoşa’ya hareket etti.
Yolda bir grup aşırı sağcı tarafından da taciz edilen grup yapılmak istenen provakasyona gelmedi.
Eğlence Mezarlığındaki etkinlik
Daha sonra grup Ledra Palace sınır kapısında geçerek güneye geçti. Girişim güneyde St. Constantine ve Helen Mezarlığında öldürülen sivillerin bulunduğu alanda, bir mezar başında sembolik bir tören düzenleyerek burda da hazırlanan ortak deklerasyon iki dilde okundu. Etkinlik sırasında anma etkinliği yapılan sembolik mezardaki kişinin ailesinin de katıldığı törende, deklerasyon okunmadan önce kısa bir konuşma yapan Kanatlı, kuzeyde engellemelerini protesto ettiklerini ve yapmak istediklerinin sembolik bir başlangıç olduğunun burda da altını çizdi. Kanatlı, konuşmasında 74’de yaşamını kaybeden kişinin ailesine seslener ortak bir vatanda yaşadıklarını bu yüzden acılarının da ortak olduğunu söyledi ve acılarını paylaştığını ve bir daha böylesi şeylerin yaşanmaması için mücadele kararlı olduklarının altını çizdi. Kanatlı bu konuşmasının ardından aile bir tutam karanfil verdi. Girişim temsilcilerinin deklerasyonları okuması sonrası etkinliklere son verildi.
YBH Gençlik kınadı
Etkinlik sonrası bir değerlendirme yapan Murat Kanatlı, bir kez daha kuzeydeki demokrasinin şeklini herkesin anlayabileceği kadar açık şekilde yaşadıklarını, dolaşım ve hareket özgürlüklerinin rejimin temsilcileri tarafından canlarının çektiği zaman engellenebildiğini bunu daha önce de 5 Nisan’da TC Elçiliği önünde yapmak istedikleri eylemde yaşadıklarını söyledi. Kanatlı, bizzat Mağusa Kaymakamının Girişimin temsilcilerin aileleri arayarak terör estirdiğini, rejimin, şoven çevrelerine kan ve terör kokan basın açıklamaları yayınlatarak katılım sayısını düşürmeye çalıştığını ama tüm bunların etkinliğin yapılmasını engelleyemediğini vurguladı. Kanatlı açıklamasında daha önce kendilerine saldıran ve tacizde bulunan polislerle ilgili soruşturma taleplerinin sonuçsuz kalmasına rağmen bir kez daha çağrı yaparak etkinlile ilgili terörizm içeren açıklamaların olduğu basın toplantısı ile ilgili yetkililerinin hiçbir şey yapmayacağını bildiklerini ama herşeye rağmen bu konuyu da kamuoyunun vicdanına bıraktıklarını söyledi. Kanatlı, kendilere yalana dayalı açıklamalarla saldıran ve bu saldırılar için resmi basın yayın organlarının kullanılmasına da dikkat çekti. Kanatlı açıklamalarının hiçbir yerinde törende herhangi bir toprağın kullanılacağı açıklanmamasına rağmen yapılan açıklamalarla bu özne üzerine kurulmasına dikkat de çekti ve milliyetçiliğinin düşünce biçimini çok net şekilde ortaya koyan bir örnek ortaya çıkardığını belirtti. Kanatlı, bu tip saldırıların kendilerini yıldıramayacağını ve çalışmalarına devam edeceği açıkladı.