Yurtsever Birlik Hareketi Gençlik adına Murat Kanatlı’nın Yurtsever Birlik Hareketi 1 Gençlik Konferansında yaptığı konuşma
Değerli dostlar, değerli misafirler
Yoldaşlar,
Öncelikle herkese, Yurtsever Birlik Hareketi 1. Gençlik Konferansına katıldığınız için teşekkür etmek istiyoruz.
YBH Gençlik, 1998 yılında Yeni Kıbrıs Partisinden Yurtsever Birlik Hareketine geçiş sürecinde, geniş katılımlı bir platforumda uzun tartışmalarla oluşturulmuş gençlik yapılanmasıdır. Klasik anlamı ile Gençlik Kollarının çalışmadığı, siyasi partilerin yalnızca sokaktaki işlerini yapan ve partiye militan yetiştiren klasik gençlik kollarının Kıbrıslı gençliği örgütleyemediği gerçeği ile yola çıkan YBH Gençlik, kendine özgü koşulları içinde örgütlenmesini yürütmeye çalışmaktadır. Hiçbir zorlamaya gerek kalmadan, alt üst, emir komuta zincirleri oluşturmadan, ülke koşullarına uygun örgütlenme modelleri yartamaya çalışırken, hiçbir şablon yada hazır modele itibar edilmemiştir. Çünkü kuzey Kıbrıs, kendi özgülünde farklı koşulları içinde barındıran coğrafik ve siyasi durumlar toplamıdır.
YBH Gençlik, 98 yılından bugüne, birçok siyasi yapının oluşturamadığı dinamiği oluşturup, çok farklı alanlarda çalışmalar yürütmüştür.
98 yılında alınan kararlarla, iki toplumlu etkinliklerin yasaklanmasıyla, kuzey-güney arasındaki geçişlere izin verilmemekteydi. 2000 yılın Şubat ayında yabancı temsilciliklerin diplomatları nezdinde başlattığımız çalışmaları, Avrupa Parlementerlerin nezdinde devam ettirmemizle, iki toplumlu etkinliklerle ilgili en etkin girişimi yapan gençlik yapılanması olmamız, bu konu ile ilgili kararlılığımızı ortaya koyması bakımından önemlidir. Bununla birlikte, bu süreçte Pile’de yapılan etkinliklere, etiket merağını ön plana çıkarmadan en yoğun emeği koyarak iki toplumlu etkinliklerin yapılabilmesi için net tavrımızı bir kez daha ortaya koyduk. İki toplumlu etkinlikler bize göre siyasi yapıların şov yapıp, burdan elde ettiklerini iç politikada malzeme olarak kullanacakları bir konu değildir.
Geçişlerin belli bir oranda rahatlaması ile YBH Gençlik, güney Kıbrıs’daki tüm yapılarla ilişkiye geçmeye çalışmış, bunu yaparkende kuzeyden de elden geldiği kadar fazla yapıları bu sürece taraf etmek için elindeki olanakları kullanmıştır. Çünkü biz Kıbrıs’ın geleceği için tüm Kıbrıslıların bir araya gelerek projeler üretmesini ve bunların elden geldiği kadar geniş kitlelere yayılmasını ilke edindik. Başka siyasi yapılar gibi, çalışmaları tekelimize almak, diğer yapıları dışlamak ve en önemlisi siyasi anlamda ahlaki olmayan ilişkileri başka yapılara dayatmak, YBH Gençlik’in kabul edebileceği ilişkiler değildir. İki toplumlu ilişkilerle ilgili YBH Gençlik’in düşüncelerini daha sonra ortaya koyacağız.
Yurtdışındaki temaslarımızda da, bazı siyasi yapılar hoşlanmasalar da, iç politikada ne söylersek aynisini yurtdışındaki çalışmalarda da ortaya koyarak tutarlı, temiz ve net politikamızı sürdürdük. Bugüne kadar YBH Gençlik’in, Almanya’da SPD Jusos, Avusturyada Sosyaldemokrat Parti Gençlik Generasyonu, Yunanistandan Pasok, KNE ve Synaspismos, Türkiyeden ÖDP ve SİP; Uluslararası gençlik örgütleri WFDY ve IUSY ile temaslarımız olmuştur. Avusturya, Belçika, Macaristan ve Almanya’da yapılan politik çalışmalar sırasında bu ülkelerin gençlik yapıları ile toplantılar yapma ve Avrupalı Parlementerleri ve diplomatları ile görüş alış verişlerinde bulunma olanaklarımız olmuş ve toplantılarda aşağıda açıkladığımız Kıbrıs Sorunu ile ilgili görüşlerimiz net şekilde ortaya konmuştur.
Kasım ayından beridir, Yurtsever Gençlik adıyla bir dergi yayınlamaktayız. Bu dergi uzun bir aradan sonra Kıbrıs’ın kuzeyinde yayınlan ilk gençlik dergisidir. Bu derginin ilk sayısında da ortaya koymaya çalışmıştık, bizler bu dergiyi tüm yurtseverlerin yayın organı yapabilmek için çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Eksik ve zaafları olan derginin 3. sayısı hazırlanmaktadır. Her sayı ile sorunlarımız gidermeye çalışıyoruz ama daha iyi bir dergi için kollektif çalışma kaçınılmaz olandır.
YBH Gençlik, yalnız ülke içindeki sorunlarla ilgili değil, Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyadaki siyasi olaylarla ilgili tavır geliştirmeye özen göstermektedir. Milliyetçiliğe, Şovenizme, gericiliğe, baskı rejimlerine karşı mücadele edenlerle dayanışmasını her zaman ortaya koymuş, bu konularla ilgili elindeki olanaklarla kamuoyu oluşturmaya çalışmıştır.
YBH Gençlik’in net siyasi düşünceleri vardır.
YBH Gençlik, uzak hedef olarak sosyalist bir düzeni kendine ilke edinmiştir. Bilimsel Sosyalizm için, önemli tarihi bir olay olan ve Marx ve Engels tarafından yazılıp, 24 Şubat 1848 tarihinde deklere edilen ‘Komünist Manifeston’dan 153 yıl sonra da sosyalizm, kapitalist düzene bugünkü koşullar içinde dün olduğu gibi yine tek alternatiftir.
Kapitalizm kar hırsı ile dünyayı büyük bir hızla yok etmetedir. Kar hırsıyla doğa tahrip edilmekte; din dil ve coğrafik ayrılıklar kullanılarak sömürü alanları artırılmaktadır.
Yarattığı düzenle kapitalizm, insanlığı ahlaki/etik, kültürel ve kimliksel yok oluşunu hazırlamaktadır.
Kapitalizm var olduğu sürece maddi çıkar sağlamanın temel olduğu paylaşım savaşları sürecek, doğa yok edilecek, insanlar makineştirilerek sosyal bir varlık olmaktan çıkarak kimliksiz, kültürsüz birer ‘makineye’ dönüşecekler.
Bu olgu insanlığın sonunu hazırlamaktadır. Ekolojik dengenin bozulması, dünyanın yeni, ileri teknoloji savaşlara gebe olması bunun çok da uzak bir ihtimal olmadığını ortaya koymaktadır.
Yeryüzünde kar hırsının yarattığı ekolojik tahribatlar geri dönüşümü olmayan sonuçlara yol açmaktadır. Dünyanın akciğerleri sayılan Amazonların bile yok olma tehlikesi yaşadığı, küresel ısınmanın doğal yaşamı tehdit ettiği, dünyadaki içme suyu kaynaklarının hızla kirletilip tüketildiği günümüz koşullarında, kapitalizm var olduğu sürece bu yok oluş sürecektir.
Savaş teknolojisinde yaşanan insan sağlığına zararlı kimyasal maddelerin kullanılmasının sakıncaları en son Balkanlarda kullanılan ‘seyrekleştirilmiş uranyum’ lu mermilerde yaşanmıştır. Körfez savaşı sırasında da ABD’nin kimyasal silah kullandığı iddia edilmişti. Şu anda Ortadoğu’da süren çatışmalarda da kimyasal silah kullanıldığı çeşitli defalarda açıklanmıştı. Bilimsel olarak ispatlanmıştır ki bu kimyasal maddelerin insan yaşamı ve doğal yaşam üzerinde olumsuz etkileri vardır. Ama kapitalizmin daha fazla kar hırsı bu silahların kullanımını gerektirmektedir.
Tüm bunların ışığında, yeryüzünde sosyalizmi geçerli kılmak insalığın ve yeryüzünün tek kurtuluştur.
Sosyalizmi değerlendirirken, tek başına yaşanan deneyimlere takılıp kalınmaması gerekir. Sosyalizm, şablonları olan, sorulara hazır cevaplar veren dogmatik/basma kalıp bir düşünce sistemi değildir. Ana ilkeleri Marx ve Engels tarafından şekillenen ve onlarca düşünür, ekonomist ve felsefecinin sonradan katkı koyarak geliştirdikleri bir düşünce sistematiğidir. Tek kitap, tek deneyim, tek olguyla değerlendirip yargılamak ve hükümler vermek ancak sosyalizmi anlamak istemeyenler ile onun düşmanları için geçerlidir.
Paris Komünü deneyimi ve Sovyetler Birliği Ekim Devrimi sosyalizm için birçok olumlu ve olumsuz deneyimler bıraktılar. Küba, Çin ve Arnavutluk kendi çizgilerinde sosyalizm deneyimini yaşama geçirdiler. Vietnam, sosyalizm öncülüğünde mücadelenin hangi boyutlara gelebileceğinin deneyimiydi. Küba, Latin Amerika halkları için umut olmuştu. Tümü kendi koşullarında değerlendirilmelidir. Bugün ana ilke olarak sosyalist terminolojiyi benimsediğini iddia eden Avrupalı sosyal demokratlar birçok ülkede hükümette bulunmaktadır. Bu örnekler de, sosyalizmi değerlendirirken göz önünde tutulmalıdır.
Tüm bunlar dışında, Komünist Manifestonun bugün bile, yazılışından 153 yıl sonra değerini yitirmemiş olması, Marx’ın üç ciltlik Kapital Kitabının hala daha birçok saygın üniversitelerde tartışılıyor olması sosyalizmin teorik olarak çok güçlü temeller üzerinde olduğunun ispatlarıdır.
1990lı yılların sonrasında yaşanan olumsuz koşullarda, ortaya atılan kapitalizmin zaferi yavaş yavaş çözülüyor. Seattle’da, Nice’de Prag’da yapılan etnernasyonal eylemler, emeği ile yaşamlarını kazanmaya çalışanların bir kez daha yönetime talip olma hareketleri yayılmaktadır.
Yukarda da vurgaladık, ya kapitalizmin kar hırsı dünyayı yok edecek ya sosyalizmin eşitlikçi, demokratik düzeni insanlığı ve yeryüzünü kurtaracaktır.
Bu düşünceler ışığında YBH Gençlik, tüm din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımcılığının, çağdışı ve gerici düşüncenin ürünleri olduğunun altını çizer; çağındışında kalanların, din, sermaye ve benzeri düşünceleri kullanarak halkları birbiriyle kavga ettirmesini kabul ettmez. YBH Gençlik, halkların, farklı kültür, din ve dilden gelmelerine rağmen birlikte yaşayabildiklerini onlarca kez ispatladıklarının altını çizer ve bu yüzden bir kez daha bütün halkların kardeş olduklarını vurgular.
*****
Bizi yakından ilgilendiren Kıbrıs sorunuyla ilgili YBH Gençlik’in net ve tutarlı görüşleri vardır.
YBH Gençlik için Kıbrıs, tüm Kıbrıslıların ortak vatanıdır. Binlerce yılın getirdiği ve onlarca kültürden damıtarak ortaya çıkan çokkültürlü yaşam, Kıbrıslılara, farklılıklarına rağmen birlikte yaşayabilme imkanı yüzlerce yıl sağlamıştır. Bu ada üzerinde farklılıklara rağmen ortak yaşam için çokkültürlülük desteklenmelidir.
Bir çok kez vurguladık, bir kez daha söylüyoruz; Kıbrıs’ın kuzeyindeki mevcut rejim ve onun siyasi düşüncesi olan ‘milli dava’, Kıbrıslı Türkler için işsizlik, ekonomik yıkım, siyasi baskılar, çağdışı yaşam ve bunların sonucunda Kıbrıslı Türklerin göçüdür.
YBH Gençlik için, mevcut rejim, dolaşım özgürlüğümüzün engellenmesidir, adanın diğer yarısına ‘kısıtlı’ gidişdir. Yüzbinlerce insanın doğduğu yerleri görememesidir, ortak vatan kültürünün yok edilişidir, ‘öteki’nin yok sayılmasıdır. Binlerce dolarla alınan en son teknoloji ürünü silahlarla yapılacak korkunç yıkımın yani savaşın diğer adıdır.
Kıbrıs’ın kuzeyindeki rejimin ve yerli işbilikçilerinin, Kıbrıslı Türklere güvenli bir gelecek sağlama düşüncesi yoktur. İşsizlik, siyasi ayrımcılık ve benzeri uygulamaların sonucu ortaya çıkan göçlerle, rejim, Kıbrıslı Türkleri yok etmektedir. Rejime karşı siyasi mücadele YBH Gençlik için esas olandır.
İlginçtir parlementoyu ana amaç olarak benimseyen siyasi partiler tümü, ayrımcılığın kaldıracağını, ekonomiyi düzelteceğini, göçü durduracağını iddia etmesine rağmen pratikte yaşananlar ortadadır. Hükümet olabilmek ile iktidar olmak arasındaki kalın çizginin algılanması, görmek isteyenler için çok da zor değildir. ‘Sol’ kelimesini kullanan partilerin hükümetlerinde işçilerin,memurların, öğrencilerin üzerine polisler askerler sürüldü, onlarca öğrenci yargısız olarak ülkeden sınırdışı edildi, gazetecilere, politikacılara yazdıkları yazılardan dolayı davalar okundu, muhalif gazeteciler çeşitli komplolarla gözaltına alındı, muhalif bir gazetenin basıldığı matbaa ‘bilinmeyen’ kişilerce yakıldı ve en önemlisi Kutlu Adalı faili meçhul bir cinayetle öldürüldü. Tüm bu yaşananlarda bu siyasi yapıların pozisyonları açıktır. Bunlarla birlikte hükümet olduklarında bazı kurumları dahi denetleyemediklerinin ortaya çıkmasına rağmen hala daha bu makama talip olmaya devam edebilmektedirler. Vitrin demokrasisinin olduğu koşullarında ‘hükümetcilik oyunu’ Kıbrıslı Türklere hiçbirşey kazandırmaz.
YBH Gençlik, Kıbrıslıların kendi kendilerini yönetebilecek tecrübe ve imkanlara sahip olduklarının altını çizer ve talimatla yönetilmeyi kabul etmediğini bir kez daha vurgular.
Sosyo-ekonomik durum iç ve dış etkenlerle kötüleşmekte, bunlar birçok ekonomik krizlere sebep olmaktadır. Tüm bunlar Kıbrıs Türk gençliğinin göçünü hızlandırmaktadır. Yani Kıbrıslı Türkler hızla yok olmaktadır.
Bunlarla birlikte Kıbrıs Türk gençliğinin, ateşkesin getirdiği olağanüstü koşullardan dolayı bir çok temel hak ve özgürlükleri elinden alınmıştır. Gelecek güvencesi yoktur. Demokratik haklar ve insan hakları pamuk ipliğine bağlı, yeri geldiğinde uygulanmamasının herzaman mazereti hazır olarak durmaktadır.
Tüm bu koşullarda özelde Kıbrıs Türk gençliğini genelde ise Kıbrıs Türk toplumunu yok eden bu rejime karşı UBP ve DP Gençlik Kollarını ufak menfaatlerden vazgeçerek gelecek kuşaklar için taraf olmaya çağırıyoruz.
Tüm siyasi yapıların -özeliklle gençlik- ortak eylem üretmelerinin gerekliliği vardır. Rejime karşı mücadelenin tek başına başarıya ulaşması çok da kolay değildir.
Ama ‘ortak eylem’ kavramı da ele alınırken içinin boşaltılmasına izin verilmemelidir. ‘Ortak eylemler’ ilkeli, düzeyli ve dürüst politikalarla yürütülmelidir.
YBH Gençlik, ‘her ne koşulda ve ne şekilde olursa olsun’ düşünce temelindeki ortak eylemliliklerin herhangi bir yarar getireceğine inanmaz. Bu yüzden çalışmaların ilkeli, açık ve dürüst bir platforumda yürütülmesi için çaba harcamaya devam etmektedir. İlkeli ortak eylemlere de her zaman hazır olduğumuzun altını bir kez daha çizmek isteriz.
****
YBH Gençlik, adanın tekrar birleştirilmesini ‘yok oluşa’ karşı acil olarak talep etmektedir.
Kıbrıs sorunun mümkün olan en kısa zamanda federal bir çerçevede çözülmelidir. Federal çerçeve, 77-79 doruk antlaşmalarına uygun iki bölgeli, iki kesimli, tek egemenliğe dayalı, tek uluslararası kimliğin olmasıdır. Çözüm, temel insan hak ve özgürlüklerinin eksiksiz uygulanmasını sağlamalıdır. Güvenli bir gelecek için AB imkanları değerlendirilmelidir. Çözümden sonrası adanın askersizleştirilmesi çözümün kalıcılaştırtılması için önemli koşullardan da biridir.
Çözüm sürecinde, AB uyum müzakerelerindeki yerimizi vakit kaybetmeden almamız gerektiği belirtiriz. Statümüz açıktır. Toplumlararası görüşmelerdeki statümüz AB uyum süreci içinde temel alınarak iyi niyetli görüşmelerle kısa sürede çözülebileceğini inanmaktayız.
Yine çözüm sürecinde, önceden üzerinde hem fikir olunan Güven Artırıcı Önlemlerin hemen uygulamaya geçilmesinin gerekli koşullarını sağlanması için ilgili ve sorumlu tarafların konuyu yapıcı bir şekilde ele almaları ve sonuçlandırılması kaçılınmaz olandır.
Güven Artırıcı Önlemlerin, yıllardır süren ateşkes ortamının yumuşatılması ve toplumların yeniden yakınlaşması için önemli bir araç olmasıylan birlikte, yeniden yapılanan ilişkiler Kıbrıs Türk toplumuna yeni iş kaynakları yaratacak, yeni olanakları da beraberide getirecektir.
Bu süreçte, ara bölgenin kara mayınlarından temizlenmesi ve ara bölgedeki silahlı birliklerin uzaklaştırılması çözüm sürecine olumlu katkı sağlayacaktır. 18 yaşında ilkokul çağlarından başlayarak birbirlerine düşman olmaları için yetiştirilen gençlerin bir kaç on metre arayla karşılıklı olarak sınırlarda nöbet tutturulması çözüm sürecine olumlu katkı sağlamaz.
Çözüm ve sonrasına yönelik olarak iki toplumlu etkinliklerin olumlu yönleri çok fazladır. Toplumların birbirlerini yeniden tanımaları, görüş alış verişinde bulunmaları sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır. Çözüm için toplumların şovenizm ve milliyetçi öğelerden arındırılması da gerekmektedir. Bu yüzden Kıbrıslı gençler ortak mücadelerini geliştirmeli ve geniş kitlelere yaymalıdırlar. Bunlarla birlikte iki toplumlu etkinliklerde Kıbrıslı gençlerin gelecekleri için ortak çalışma zeminlerini aramaları ana amaç olmalıdır. Kıbrıslı gençler artık somut projeler üreterek, gelecekleri ile ilgli konularda birlikte iş üretmeleri gerekmektedir. Ortak yapıların kurulması ve geliştirilmesinin zamanı gelmiştir.
Ve tüm bu düşünceler ışığında YBH Gençlik’in önünde duran ilk görev kendi örgütlenmesini daha iyi bir noktaya taşıyabilmesi için eksik ve zaflarını gidermek, hatalarında dersler çıkarak daha iyiyi çalışmalar yapmaktadır.
Ve son olarak, Kıbrıs Türk gençliğine kendi geleceklere sahip çıkmaları ve siyasi mücadelede tavır koymaları çağrısı yaparız. Statükonun ve mevcut koşulların yarattığı ortamdan dolayı politikadan uzaklaşmayı çözüm olarak gören genç arkdaşlara çağrımızdır: bugün bize dayatılan ve birçoğumuza göç yolları dayatanlara karşı susmak onların yaptıklarına onay vermektir. Bu bağlamda gelecek için hemen şimdi yapılması gereken Kıbrıs’ta iki kesimli, iki toplumlu siyasi eşitliğe dayalı federal bir yapı için politika yapmaktır.Tüm genç arkadaşları, kendini özgürce ifade edebileceği, talepleri özgürce savunabileceği; söz, karar ve yönetme yetkisinin olabileceği YBH Gençlikde politika yapmaya çağırıyoruz.
İlginizden dolayı teşekkür ederiz.
24 Şubat 2001